DAVUT BALTA 0 506 284 92 88 DAVUT BALTA davutbalta@hotmail.com.tr DAVUT BALTADAVUT BALTA DAVUT BALTA DAVUT BALTADAVUT BALTA DAVUT BALTA DAVUT BALTADAVUT BALTA DAVUT BALTA DAVUT BALTADAVUT BALTA DAVUT BALTA
   
  DavutBalta
  İSLAMOĞLU ??
 
İslamoğlu Mustafa Efe
 
     İslamoğlu, Kütahya’nın Gediz İlçesi, Şaphane bucağı Türegün mahallesinde doğmuştur. Asıl adı Mustafa’dır. İslamoğlu lakabı, İslamoğluları adındaki bir sülaleden gelmesinden dolayıdır.

    
Şaphane Medrese öğrencisi, Şaphaneli Mustafa İSLAMOĞLU. Daha sonra Şaphane Medresesi’ni bitirmiş, okumuş, aynı zamanda bağlama çalan bir şair. Takriben 1827 yılında doğmuştur. İslamoğlu’nun ününün dünyaya yayıldığı yıllar ise 1850 – 1865 yıllarına rastlar. Tüm bölgeyi saran kahramanlıklarını, 39 yıllık ömrüne sığdırmıştır
 
      Bu tarihlerde, Osmanlı’nın çöküşüne, rüşvet, adam kayırmanın, hakkın güçlü olandan tarafa verilmesinin tohumlarının atıldığı, çürümüşlüğün başladığı yıllara rastlar. Tahsildarlar bu görevi bir padişahlık edası içinde, görevlerini hayli aşan bir şekilde, işi zulme döndürerek icra etmektedirler. O zaman vergileri “ Tahsildar “ denen kişi olan ve zamanın padişahı ile alakalı ve işbirliği içinde bulunan Hacı İbrahim Ağa toplamaktadır ve Mustafa’nın arası açılır. Derebeyi olan Hacı İbrahim Ağa Mustafa’yı öldürtmek ister.
       İslamoğlu da o zaman daha 2m boyunda, 17 yaşlarında, Şaphane Medrese öğrencisi bir delikanlıdır. Tahsildarlar babasında alacak bir şey bırakmamıştır. Babası verecek bir şeyim yok demesi üzerine tahsildar,  “ Madem verecek bir şeyin artık yok, karın da mı yok... “ demesi üzerine, İslamoğlu’nda haksızlığa karşı ilk kıvılcımlar atar. Nihayet İslamoğlu zulme karşı dağa çıkmak zorunda kalmıştır. Eşkıyalığa başladıktan sonra Orhanlar köyüne yerleşmiştir. Köyde bir kale yapımını başlatmış ancak tamamlatamamıştır.

       Efe olarak 15 sene kadar dağlarda dolaşan İslamoğlu’nun kızanları Gaipler Hüseyin Çavuş, Kehillerli Mahmutoglu, Yaykınlı Kadiroglu, Karacahisarli Süleyman, Selendili Mini Zeybek, Yeniköylü ıramca, Karamancalı it Ömer, Delhadirli ve Kızılüzümlü Musa Zeybeklerdir.
       Çok iyi saz çalan ve okuyan İslamoglu Selendi'nin Kazık köyünde kışlayan Tokmaklı aşiretinden kaçırdığı bir Yörük hanımla evlenmiştir. Mustafa ekibi ile birlikte Kütahya, Afyon, Uşak, Konya ve Aydın gibi beldeleri kasıp kavuran ve birçok takiplere değin ele avuca sığmayan artık İSLAMOĞLU adı ile ün salmış bir eşkıya olarak tanınmaktadır. Çok güzel cura çaldığı bilinmektedir. Zengin kervanlarını, ağa konaklarını, çiftliklerini basarak elde ettiği ganimetin bir bölümünü dağıtmakta, düşküne yardım etmekle tanınmaktadır. Bir toplantıda şöyle diyor:”Biz dağa çıktık. Neden? Bütün memleketi beş on derebeyi ele almış, ırz namus tehlikeye düşmüştür. Halkı padişah adına haraca kesiyorlar. Vergiyi onlar toplar ne yaptıklarını kimse bilmez. Muharebe olur onlar eşraftır diğeri ulemadır diye gitmez. Giden de ölen de hep zavallı ahalidir. Yeniçerileri kaldırdılar, başka yeniçeriler meydana çıktı. Onlar baklava börek yer, halk kuru ekmek. Hangi padişah tahta çıksa hep o eşraf makul esi ona döner. Saraya hediyeler yollanır. Hâkim ve kadılar da onlara köledir.” Der.
      Baskınlar, çatışmalar ve mücadeleyle geçen meşakkatli günlerin ardından bilinen son yaklaşmaktadır.
   Bir gün Kütahya'dan Kır Serdarı elli kişilik efradıyla Orhanlara İslamoğlu’nun üzerine gönderilir. Gediz’den Tüfekçibaşı Kara Mahmut'un adamları Uşaktan Tüfekçibaşı İsmail ağa Müfrezesi Simav Zaptiye Komutanı Zenci Yüzbaşı’nın müfrezesi birleşerek Orhanlar köyüne doğru yola çıkarlar. Sabaha karşı Orhanları kuşatırlar.

       İslamoğlu Köyün sarıldığını haber alır. Çemberden sıyrılmak için karanlıkta Simav müfrezesinin üzerine doğru gider Küçük bir çatışmanın ardından Zenci Yüzbaşı tarafından vurulur. Gediz Güney köylü Kara Mahmut İslamoğlu’nun kesik başını Gediz'e götürür…
       Nam saldığı yörelerde birbirini andıran tavır ve ahenkte türküler yakılmıştır.

İSLAMOĞLU bir koşmasında şöyle der:
İslamoğlu akıllımı delimi?
Varsın sıksın fişeklikler belimi
Çekmem amca silahımdan elimi
Böyle geldi böyle gider yolcuyum


Ellerde kaşıklar çalınarak, kıvrak zeybek olarak oynanır. Zeybek olarak oynanan oyunun sözleri :

 

İSLAM OĞLU EFEM DERLER BENİM ŞANIMA
ÜÇ ATLI GELEMİYOR YANIMA

İSLAM OĞLU İNER GELİR İNİŞTEN
HER YANLARI GÖRÜNMÜYOR GÜMÜŞTEN

İSLAM OĞLU KALE YAPAR TAŞINAN
GÖZLERİM DOLDU ALKAN İLE YAŞINAN


Kütahya’da yakılan türkünü sözleri:

VARIN BAKIN TÜRKMEN KIZI UYURMU
KOLLARINDA ALTIN BİLEZİL DURURMU
İSLAMOĞLU GİBİ YİĞİT OLURMU
NOLAYDI NOLAYDI TESLİM OLAYDIM
KONAK AVLUSUNDA KENDİM VARAYDIM

VARIN BAKIN BENİM BACAM TÜTERMİ
BAĞIMDA BAHÇEMDE BÜLBÜL ÖTERMİ
KÜÇÜK KARDEŞ BENİM YERİM TUTARMI
NOLAYDI NOLAYDI TESLİM OLAYDIM
KONAK AVLUSUNDA KENDİM VARAYDIM

İSLAMOĞLU DERLER BENİM BİR ADIM
TAVLADA BAĞLANDIDA KALDI KIR ATIM
HASRET KIYAMETE KALDI MURADIM
NOLAYDI NOLAYDI TESLİM OLAYDIM
KONAK AVLUSUNDA KENDİM VARAYDIM
 






Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsmin:
E-mail adresin:
Siten:
Mesajınız:

 
  Bugün 36390 ziyaretçi (53513 klik) kişi burdaydı! davut balta  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
DAVUT BALTA 0 506 284 92 88 DAVUT BALTA davutbalta@hotmail.com.tr DAVUT BALTADAVUT BALTA DAVUT BALTA DAVUT BALTADAVUT BALTA DAVUT BALTA DAVUT BALTADAVUT BALTA DAVUT BALTA DAVUT BALTADAVUT BALTA DAVUT BALTA